Türk Edebiyatındaki İlk Roman Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat

Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat, Şemsettin Sami tarafından yazılmış ve ilk olarak 1875 yılında kitap halinde basılmaya başlanmıştır. Edebiyatımızda ilk roman örneği olarak bilinen bu eserin konusu Fitnat ve Talat isimlerindeki iki gencin arasında yaşanan büyük aşktır.

Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat
Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat
service

Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat, Şemsettin Sami tarafından yazılmış ve ilk olarak 1875 yılında kitap halinde basılmaya başlanmıştır. Edebiyatımızda ilk roman örneği olarak bilinen bu eserin konusu Fitnat ve Talat isimlerindeki iki gencin arasında yaşanan büyük aşktır.

Türk Edebiyatındaki İlk Roman Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat Özeti

Fitnat, üvey babası ile birlikte yaşayan bir kızdır. Küçüklüğünden beri hiç dışarıya çıkmamış üvey babası tarafından evde gözetim altında büyümüştür. Bir gün pencereden dışarıya bakarken Talat’ı görür ve ona aşık olur. Talat ise Tanzimat dönemi eserlerinde sıkça karşımıza çıkan devlet kurumunda çalışan klasik memur tipidir.

Fitnat’a ulaşmanın yollarını arayan Talat, çözümü kadın kılığına girip Fitnat’ın arkadaşı olmakta bulur ve bu şekilde amacına da ulaşır. Eserin sonunda ise Fitnat öz babası olan Ali bey ile evlendirilmeye zorlanır. Talat’tan ayrılmaya dayanamayan Fitnat yazarın tabiriyle kendini telef eder. Talat da Fitnat’ı öyle görünce oracıkta can verir.

Fitnat, Hacıbaba ismi ile anılan üvey babası tarafından çok sıkı bir şekilde yetiştirilmiş sekiz yaşına kadar okula gitmiş daha sonra ise üvey babası tarafından okuldan alınmıştır. O dönemde hemen hemen bütün kız çocukları 8-9 yaşlarına geldiklerinde okuldan alınarak evde daha geleneksel metotlarla eğitime tabi tutuluyordu.

Kısa Değerlendirme

Şemsettin Sami Fitnat karakteri aracılığıyla kız çocuklarının yetiştirilmesi konusunda önemli ipuçları vermiştir. Örneğin, Fitnat okuldan alındıktan sonra evde nakış işleri ile meşgul olmuştur. Aslında Fitnat okumaya hevesli bir kızdır. Okumaya bu kadar hevesli olan Fitnat okula gitmeyi bırakın okuldan alındıktan sonra evden dahi dışarıya çıkmamıştır.

Talat’ı pencereden görerek ona aşık olması ve Talat’ın kadın kılığına girerek Fitnat’a okuma yazma öğretmek için onunla arkadaşlık kurması bunun en açık göstergesidir. Bu açıdan bakıldığında o dönemde kız çocuklarının kendini geliştirmeleri için yapabilecekleri şeylerin ciddi anlamda kısıtlı olduğunu görüyoruz.

Eve hapsedilerek on dört yaşına kadar hiçbir şekilde dışarıya çıkmamış Fitnat karakteri aslında o dönemdeki bütün genç kızların yaşadığı talihsizliği ortaya koymaktadır. Bütün bunlara ek olarak yazarın Fitnat karakteri üzerinden vermeye çalıştığı diğer bir önemli konu ise kız çocuklarının evlendirilmesi meselesidir ki eser temelde bunun üzerine bina edilmiştir.

O dönemde görücü usulü evliliğin yaygın olduğunu görüyoruz hatta bunun dışında yapılan görüşmelerin ve evliliklerin toplum tarafından pek de doğru bulunmadığı Hacıbaba’nın diyaloglarından net bir şekilde anlaşılmaktadır.

Ona göre kız çocukları dışarıya çıkmamalı mesire yerlerine gitmemeli sadece evde oturarak nakış işlemelidir. Bu yüzden Hacıbaba evine sadece Fitnat’ın nakış hocasının gelmesine izin vermektedir. Ali bey tarafından gelen evlilik teklifini de Fitnat kabul etmemesine rağmen Hacıbaba’nın kabul etmesi ve Fitnat’ı kandırarak evlendirmeye çalışması kız çocuklarının evliliklerinde dahi söz hakkına sahip olamadıklarının en açık göstergesidir.

Bu evlilik görücü usulünden ziyade zorla yaptırılan bir evliliktir ve bu şekildeki bir tutum eserin sonunda kitabın başrollerini oluşturan Fitnat ve Talat karakterlerinin kendilerini telef etmelerine yol açmıştır. Halbuki Hacıbaba’nın en başından beri Fitnat’ı yetiştirirken takınmış olduğu tutum elim sonu hazırlamıştır. Eğer ki Fitnat’ı eve kapatmayıp eğitimini tamamlamasına ve insanlarla daha doğru ilişkiler kurmasına izin verseydi, Talat ile tanışması elbette çok daha farklı olacaktı.

Daha sonra ise evlilik mevzusunda Fitnat’ın fikirlerini alarak onu zorlamasaydı romanın sonunda karşılaştığımız hazin son gerçekleşmeyecektir. Elbette ki bu bir roman ve olaylar kurmacadan ibaret ancak burada vurgulamak istediğim nokta dönem hakkında bize büyük ipuçları veren Şemsettin Sami’nin eserinde genişçe anlatmış olduğu kız çocuklarının maruz kaldığı zor durumlar ve bunların doğurduğu kötü sonuçlarıdır.

Türk Edebiyatındaki İlk Roman Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat
reklam

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Giriş Yap

Başkatip ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin