İşe İade Kararı Sonrasında İşçinin İzleyeceği İcra Aşamaları Nelerdir? 

İşe iade davası sonucunda çıkan, işe iade kararı sonrasında işçinin izleyeceği icra aşamaları nelerdir? diye merak ediyorsanız yazımızın devamını okuyabilirsiniz.

İşe İade Kararı Sonrasında İşçinin İzleyeceği İcra Aşamaları Nelerdir? 
İşe İade Kararı Sonrasında İşçinin İzleyeceği İcra Aşamaları Nelerdir? 
service

İşçileri işten çıkarmaya karşı koruyan kurallara iş güvencesi denir. İş güvencesi kapsamındaki işçilerin iş sözleşmeleri ancak meşru sebeplerle feshedilebilir. Feshin geçerliliğinin yargısal denetimi, işe iade davası yoluyla sağlanır. İşe iade kararı sonrasında işçinin izleyeceği icra aşamaları yazımızın devamında yer almaktadır. 

İşe iade davası sonucunda, feshin geçerli olup olmadığına mahkeme veya özel hakem karar verecektir. İşe iade davaları karar davalarıdır ve eda ile ilgili hükümleri içermez. Dolayısıyla işçinin işe alınmadığında ödenmesi gereken tazminat miktarını ve geçersiz işten çıkarma nedeniyle ödenecek boşta geçen süreyi belirleyen düzenlemeler eda hükmünde olmayıp, dava masraflarına ilişkin kısım hariç, mahkeme kararı doğrultusunda başlatılan icra takibine (ilamlı icra) dahil edilmesi söz konusu değildir. 

İşçinin işe iade davasının kabul edilmesi halinde, hak düşürücü süre olan 10 gün içinde işçinin işverene başvurusu ve işverenin tutumu bu kararın uygulanması için önemli ve belirleyicidir. Yani, işe iade davasında başarılı olan işçinin, mahkemenin nihai kararının tebliğinden itibaren 10 gün içinde işverene işe başlamak için başvurması gerekir, aksi halde süre içinde başvuru yapılmaz ise, işveren iş sözleşmesini fesheder ve fesih geçerli kılınır. Efektif fesih sonucunda işçiler, boş zaman ve işe başlatmama nedeniyle işverenden tazminat talep edemezler. 

İşe iade davasının kabulü halinde mahkeme; iş verenin en fazla 4 ay boşta kalma süresinin ödenmesini şart koşarak, işçinin işverene başvurmasına rağmen işçinin çalışmaya başlatılmaması halinde 4 ila 8 ay arası işe başlatmama tazminatı ödemesine hükmeder. Bu süre işçinin kıdemine göre belirlenir. Burada bilinmesi gereken nokta; çalışmadan geçen ve çalışmaya başlatmama tazminatı ile dava masrafları ve avukatlık ücretleri farklı niteliklere sahiptir. İşe iade davalının kararının belirlenmesi mahiyetinde olduğundan, kararda belirlenen tazminat miktarı karara konu olamaz. Burada söz konusu davaya konu alacaklar mahkemece belirli bir tutara hükmedilmediğinden, alacaklar aleyhine icra takibi için dikkatli hesaplamalar yapılmalıdır. 

İşe Başlatmama ve Boşta Geçen Süre Ücretinin Tazminatının İcrası 

Boşta geçen zaman ücreti ve işe başlatmama tazminatın eda hükmü içermediğinden dolayı, ilgili mahkemenin kararı hüküm niteliğinde sayılmaktadır. Bundan dolayı, bu alacak kalemlerinin tahsili ilam tenfizi yoluyla icra edilemez. Bu alacakların tahsil şekli ihtiyati haciz usulüdür. Önceki dönemde alınan işe iade kararı, çalışmadan geçen zaman ücreti ve işe başlatmama tazminatı miktarını içermezken, 2017 yılında yapılan kanun değişikliği sonrasında bu alacakların ilam kapsamına alınması yöntemi benimsenmiştir. 

İşe İade Kararında Bulunan Yargılama Giderleri ve Vekalet Ücretinin İcrası 

İşe İade Kararı Sonrasında İşçinin İzleyeceği İcra Aşamaları Nelerdir? 
İşe İade Kararı Sonrasında İşçinin İzleyeceği İcra Aşamaları Nelerdir?

İşe iade davalarında verilen kararlarda yer alan dava masrafları ve avukatlık ücretlerine ilişkin kısım yargı sürecine girebilmektedir. İşe iade kararı sonrası icra yolları ile ilgili olarak, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25.6.2008 Tarih, 2008/12-451 E., 2008/453 K. sayılı kararında yer alan bilgilere işçinin göz gezdirmesi faydalı olacaktır. 

İşe İade İlamının İcrası ve İcra İnkar Tazminatı 

İşe iadeye karar verildikten sonra, boşta geçen zaman ücreti ve işe başlatmama tazminatı dava konusu olacak ve herhangi bir hüküm verilmeyecektir. Borçlu itiraz ettiğinde, itirazın iptali yargı sürecinde inkar tazminatı da gündeme gelecektir. 22. Hukuk Dairesi, bu miktarların yargılama sonucunda belirlenebileceğine hükmetmektedir. 

İşe İade Davasına Hangi Mahkeme Bakmaktadır? 

İşe iade davalarına bakan mahkeme, iş mahkemesidir. Ancak, ayrı bir iş mahkemesinin bulunmadığı yargı çevrelerinde bu mahkemenin görev alanına giren davalar iş mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde görülür. Dilekçede ismin belirtilmemiş olması yargı dışı bir kararı gerektirmemektedir. Bu durumda asliye hukuk mahkemesi, davaya iş mahkemesi sıfatıyla baktığını belirten bir ara karar çıkartacak ve bu kararın ardından davaya devam edecektir. Asliye mahkemesi tarafından yargılama devam ederken, görev alanı içinde ayrı bir iş mahkemesi kurulması, asliye mahkemesinin görevsizlik veya ret kararı almasını gerektirmez. 

İş mahkemesinde açılacak davalarda yetki, İMK m.6’da belirlenerek belirtilmiş olup, buna göre işe iade durumu; davalı işverenin yerleşim yeri, işin ya da işleminin gerçekleştiği mahkemede gerçekleştirilebilir. Burada işyerinin bulunduğu yerde denmesinin maksadı, davalının mevcut çalıştığı işyerinin bulunduğu bölge değil, dava konusu olan işin devam ettiği yerdir. 7036 sayılı kanun ile, işlemin yapıldığı yer mahkemesi yetkili kılınmıştır. Buna göre işçi, iş sözleşmesinin feshedildiği yerdeki iş mahkemesinde işe iade davası açabilir. İşe iade davası, işçi tarafından bu davaya yetkisi olmayan bir mahkemede açılırsa, hakim bunu kendiliğinden değerlendirecek ve yetkisizlik kararına hükmedecektir. 

 

İşe İade Kararı Sonrasında İşçinin İzleyeceği İcra Aşamaları Nelerdir? 
reklam

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Giriş Yap

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

Giriş Yap

Başkatip ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin